Gündem

Meclis önünden seslendiler: Saldırı ve tasfiye paketine karşı birleşin

SUR AJANS- Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, “Kamuda Verimlilik ve Tasarruf” paketini Meclis’in önünde yapılan basın açıklaması ile protesto etti.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB) “Kamuda Verimlilik ve Tasarruf” paketini Meclis’in önünde yaptığı basın açıklaması ile protesto etti.

“Kamuda Verimlilik ve Tasarruf” adıyla duyurulan paketle de yoksulun, emekçinin cebinden alıp zenginin cebine aktaran düzenin devamını sağlamak üzere “kemer sıkın” çağrısı yapılmak istendiğini belirten kurumlar adına basın metnini okudu.

Açıklamada “AKP paketi al başına çal”, “Güvenceli iş, güvenceli gelecek istiyoruz”, “Saraya değil, emekçiye bütçe”, “KHK’ler gidecek, biz kalacağız” sloganları atıldı.

‘Halkın yaşadığı sorunlar daha da derinleşti’

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz konuşmasına, Özel Sektör Öğretmenlerinin direnişini, Hakkari halkının irade gaspına karşı verdiği mücadeleyi ve Filistin halkını selamlayarak başladı.

Karagöz, “Bu programlardan, paketlerden her defasında emeği ile geçinen kesimlerin, halkın yaşadığı sorunları daha da ağırlaştıran düzenlemeler çıkmıştır. Son olarak 13 Mayıs 2024 Pazartesi günü Cumhurbaşkanı yardımcısı ve Hazine ve Maliye Bakanı’nın katılımı ile düzenlenen toplantıda ‘Kamuda Verimlilik ve Tasarruf’ adlı bir paket daha açıklanmıştır. Ancak bu cilalı kavramlarla ambalajlanıp piyasaya sürülen paketin içeriğine baktığımızda tablo tamamen değişmektedir” dedi.

‘İtibardan tasarruf olmaz diyenler saraylarına yenilerini ekliyor’

“Neden tasarrufa ihtiyaç duyuyoruz? Eğer ortada bir israf varsa bu israfın kaynağı nedir?” diye soran Karagöz, “Evet, bu ülkede yıllardır sürdürülen bir israf vardır” dedi ve şunları ekledi:

“Ülkenin kaynakları yıllardır beton ekonomisine gömülmekte, kentlerin yağmalanmasına, doğanın tahrip edilmesine, silahlanmaya harcanmaktadır.  Sermayeden, patronlardan, zenginlerden alınması gereken vergiler; ‘muafiyetlerle’, ‘indirimlerle’, ‘istisnalarla’, ‘aflarla’ bir kalemde silinmektedir. Kamu Özel İşbirliği Projesi adı altında, şehir hastanelerinin, havalimanlarının, yol ve köprülerin müteahhitlerine hazineden garanti olarak milyonlarca dolar aktarılmaktadır. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ diyenler özel uçaklarına, makam arabalarına, yazlık-kışlık saraylarına, köşklerine yenilerini ekliyor.”

Sefa sürenlerden emekçilere “kemer sıkın” çağrısı

Ahmet Karagöz, tüm bunların faturasının emeği ile geçinen kesimlere ve yoksullaştırılan halka yıkıldığını söyleyerek, “Üstelik ülkeyi yönetenler her krizde ‘Hepimiz aynı gemideyiz. Geminin batmaması için hepimizin fedakârlık yapması lazım’ nutukları atmıştır. Ancak her seferinde fedakârlık yapan, kemer sıkan, emeğinin karşılığını almadan kazan dairesinde canhıraş çalışarak geminin yol almasını sağlayan işçiler, emekçiler olmuştur. %1’lik asalak kesim ise biz işçilerin, emekçilerin emeği ile su üstünde kalabilen geminin özel kamaralarında lüks bir hayat sürmeye devam etmiştir. Tüm bunlara rağmen iktidar ‘Kamuda Verimlilik ve Tasarruf Paketi’ adını verdiği paketle yoksulun cebinden alıp zenginin cebine aktarmayı temel alan bu düzenin bekası için (!) bir kez daha emekçilere, halka ‘kemer sıkın’ çağrısı yapmaktadır” ifadelerine yer verdi.

Hakkı yok edilmek istenen yurttaşlara çağrı

Bu paketin gerçekte emekçilere ve halka saldırı, kamu hizmetlerini tamamen tasfiye etme paketi olduğunu belirten Karagöz, şöyle devam etti:

“Bu nedenle DİSK, KESK, TMMOB, TTB olarak öncelikle iktidarı yıllardır sıkmaktan kemerinde delik kalmayan milyonlara tasarruf çağrısı yapmaktan vazgeçmeye, elini artık cebimizden çekmeye davet ediyoruz.  Bu ülkede çalışanların insanca bir yaşam sürmesi, vatandaşların refahının arttırılması için gerekli kaynağın, tasarrufun adresi bellidir. O adres emek sömürüsünden, faizden, ranttan, vergi aflarından, hazine garantilerinden, silah tüccarlığından, üç beş yerden alınan maaşlardan beslenenlerdir. Eğer hedef gerçekten tasarruf etmek ise önce buradan başlanmalıdır. Başta sendikalar, konfederasyonlar, meslek örgütleri olmak üzere tüm emek örgütlerini, kamu hizmetlerinden yararlanma hakkı yok edilmek istenen vatandaşları, işçileri, emekçileri, kamuda işe girme imkânı ortadan kaldırılarak işsiz bırakılmak istenen gençleri, güvencesiz çalışmanın dayanağı haline getirilmek istenen kadınları bu saldırı ve tasfiye paketine karşı omuz omuza vermeye çağırıyoruz.”