İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
USD18,46
EURO17,84
GBP19,96
EURO/USD0,96
BIST3.260,15
GR. ALTIN968,45
BTC370.896,14
ETH25.518,70

Fincancı’dan ‘politik suçlamalara’ karşı Lavinia Llyon Dock’lu örnek

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı, Evrensel Gazetesi’nde kaleme aldığı ‘Sağlık Politiktir’ başlıklı yazısında Lavinia Llyon Dock’u anarak, “19. yüzyılda, Amerika’da sanayi devriminin işçi kitleler üzerinde yarattığı sağlıksızlıkla mücadele eden bir kadın. Özellikle TTB’yi politika yapmakla “suçlayan” anlayışı bir nebze teşhir etmeyi sağlayabilir” dedi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Şebmen Korur Fincancı, Diyarbakır’da Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu tarafından düzenlenen ‘Ekolojik Krize Çözüm Arayışları’ başlıklı atölye çalışmaları üzerinden kadın sağlık ve ekolojik sorunlara dikkat çekmek için bir yazı ele aldı.

“Kongre çok önemliydi”

Fincancı, yazısında “Krizler toplumsal cinsiyet eşitsizliğini daha da derinleştiriyor, derinleşen eşitsizlikler de kadınları daha çok etkiliyor. Sadece pandeminin “evde kalma” aşamasında bile kadınlar daha çok şiddete maruz kaldı, daha fazla işsiz bırakıldı, okullarından alındı, çocuk yaşta evliliğe zorlandı, yoksulluk derinleşti, bakım yükünü sırtlanmak durumunda bırakıldı. COVID-19 pandemi döneminde sağlık hizmeti sunan kadın sağlık çalışanları üzerindeki yük de daha fazla arttı ve toplumsal cinsiyete duyarlı politikalar ne yazık ki gündeme bile alınmadı. O nedenle bu kongre çok önemliydi” değerlendirmesinde bulundu.

Son dönemlerde iktidar ve MHP kanadında politika yapmakla suçlanan TBB’nin hedefe alınmasını yazısında aktivist hemşire ve yazar, Lavinia Llyon Dock’u örnek vererek şunları dile getirdi:

“TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu ile Diyarbakır Tabip Odası ev sahipliğinde planlanan “VII. Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kongresi”nin başlığı “Ekolojik Kriz, Kadın ve Kadın Sağlığı” olarak belirlenmişti. Dünya uzun süredir ekolojik krizle boğuşurken, seller, yangınlar, depremlerle sık karşılaştığımız bu coğrafyada gezegeni tüketen, tüm canlıları tüketim nesnesine dönüştüren ataerkil kapitalizmin dünyayı ekolojik krize sürüklediği ve bu ekolojik krizin de bu ataerkil kapitalizmin içinden çıkmamıza da izin vermediği pandeminin kökeni olduğundan hareketle bir süredir yürüttüğümüz ekolojik kriz tartışmalarını kadın bakış açısıyla tartışmayı hedeflemiştik.

“İnsanın doğayla uyumlu ve birlikte özgürleştiği koşullarda sağlıklı olmak mümkündür”

Bu kongrede adı anılan Lavinia Llyon Dock’u bu yazıda da anmak gerekir diye düşünüyorum. Özellikle TTB’yi politika yapmakla “suçlayan” anlayışı bir nebze teşhir etmeyi de sağlayabilir. Sağlığın sermayenin ya da devletin sunumunda bir çerçeveden çıkarılıp, toplumun kendisi için ürettiği bir anlayış, bir kültür haline gelmesinin mümkün olduğunu düşünen 19. yüzyılda, Amerika’da sanayi devriminin işçi kitleler üzerinde yarattığı sağlıksızlıkla mücadele eden bir kadın ve sınıf hareketinin beslediği ve beslendiği “Yerleşke Hareketi”, toplumun, kendisinin sağlıklı olmak ve kalmak için çok şey yapabileceğinin kanıtını bir hemşire olan Dock ile sunar bize. Dock’un da içinde yer aldığı harekete göre, birey olarak insan, toplumla doğallığı ve özgürlüğünden vazgeçmeden bütünleşebildiği ve yaşam koşullarını oluşturabildiği oranda sağlıklı yaşamı yakalar. Yani, nesnel kuralların bulunduğu ve ancak özgürlüklerin de korunduğu, zorunluluklar kadar özgür iradenin yaşama geçirildiği, bireyselliğin tüketen bencilliğinin aşılıp toplumsal bilincin/toplumsal sorumluluğun özümsendiği, toplumun bir orkestra uyumuyla yaşadığı; ancak içinde insanın farklılıklarının kaybolmadığı bir yaşam biçiminde insanın doğayla uyumlu ve birlikte özgürleştiği koşullarda sağlıklı olmak mümkündür.

“Sağlıklı olmak da hem toplumsal hem politik bir meseledir”

Bir toplumda, insanın kendi yaşamının belirleyeni olması, politik olması demektir. İnsana dair her şey politikanın kapsamındadır. Özel alan politiktir, eğitim politiktir, sağlık politiktir. Sadece üretim ve tüketim üzerine kurulu sistem, insana dair yaşam alanlarını politikadan ayırarak, bu alanların organizasyonunu bir başkasına, teknik uzmanlara ya da önünde politikacı sıfatı olanlara bırakarak, kendine yabancı ve edilgen insanı yaratır. Oysa insan toplumsal bir varlıktır ve toplum, insan ihtiyaçlarının çözümünü içinde barındırır. Politikanın kendisi toplum içinde, çözüm arayışıdır. Sağlıklı olmak da hem toplumsal hem politik bir meseledir.”

Fincancı’dan ‘politik suçlamalara’ karşı Lavinia Llyon Dock’lu örnek

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bizi Takip Edin